ŞEYHANLI AŞİRETİ (Aşira Şexan)


ŞEYHANLI (ŞÊXAN / ŞEYHÂN) AŞİRETİ: TARİHÎ KÖKENİ VE TEŞEKKÜL SÜRECİ

Anadolu ve Yukarı Mezopotamya coğrafyasında aşiret teşkilatı, yüzyıllar boyunca yalnızca akrabalık ilişkilerini düzenleyen bir sosyal örgütlenme biçimi olmamış; aynı zamanda siyasî, askerî, ekonomik ve dinî hayatın temel belirleyicilerinden biri olmuştur. Özellikle Diyarbakır, Mardin, Urfa ve Musul hattında yaşayan aşiretler, Osmanlı Devleti’nin bölgeyi idare etme politikalarında önemli roller üstlenmiş; devlet ile mahallî toplum arasında aracı kurumlar olarak faaliyet göstermiştir. XIX. yüzyılda merkezîleşme politikaları, Hamidiye Alayları’nın kurulması ve Cumhuriyet dönemindeki iskân uygulamaları aşiret yapısını dönüştürmüş olmakla birlikte, birçok aşiret günümüze kadar sosyal varlığını sürdürmüştür. 

Aşiret Adının Kökeni

“Şeyhanlı” adı, Türkçedeki “-lı/-li” aidiyet ekiyle “Şeyh’e bağlı olanlar” anlamını taşımaktadır. Kürtçede kullanılan “Şêxan” ise “şeyhler” anlamına gelen çoğul bir isimdir.

Bu adlandırma, aşiretin kuruluşunda dinî otoritenin belirleyici olduğunu göstermektedir. Nitekim Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da;

  • Şêxan
  • Seydan
  • Pîran
  • Mîran

gibi aşiret adlarının tamamı dinî veya idarî liderlik esasına dayanmaktadır.

Dolayısıyla Şeyhanlı adı etnik değil, tarihî ve sosyal bir aidiyet ifadesidir.

Tarihi Veriler

Osmanlı arşivlerinde bugünkü anlamıyla “Şeyhanlı Aşireti”ni ayrıntılı biçimde tanımlayan müstakil kayıtlar oldukça sınırlıdır. Bununla birlikte XIX. yüzyılda Urfa, Mardin, Elazığ ve Diyarbakır çevresinde “Şeyhanlı” adıyla anılan toplulukların varlığına dolaylı biçimde işaret eden idarî kayıtlar bulunmaktadır. Bölgedeki aşiretlerin büyük kısmı gibi Şeyhanlılar da farklı aşiret konfederasyonları içinde yaşamış, zaman zaman yer değiştirmiş ve çeşitli idarî birimlere bağlanmıştır. Bu durum, aşiretin tarihinin tek bir merkezden değil, geniş bir coğrafya üzerinden takip edilmesini gerektirmektedir. 

Dipnotlar

  1. Oktay Bozan, 20. Yüzyılın Başında Eşraf-Aşiret Çatışması: Milli Aşireti ve Diyarbakır Eşrafı Örneği, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 
  2. Şahin Sert, Şeyh Said İsyanında Aşiretler, Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, 2025. 
  3. Şeyhanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, “Şeyhanlı Aşireti’nin Tarihi ve Kökeni”. (Sözlü gelenek ve aile anlatılarını yansıtan mahallî kaynak.) 
  4. Zafer Şeker, Konyada Meskûn Sevidi Aşireti Hakkında Sözlü Tarih Çalışması, Yüksek Lisans Tezi, 2024. (Aşiret tarihçiliğinde sözlü tarihin metodolojisine örnek.) 

ŞEYH SÎN, ŞEYH SEYDOŞ VE ŞEYHANLI AŞİRETİNİN MANEVÎ KÖKENİ


“Şeyh Sîn, Şeyh Seydoş ve Seyyidlik Geleneği”

Şeyhanlı Aşiretinin en dikkat çekici özelliklerinden biri, seyyid olmalarıdır. Ataları Şeyh Seyyid Sin, Şeyh Seyyid Seydoş, Seyyid muhammed (mem), Seyyid Davud (dod) ve Seyyid Kasım dır.

İslam tarihinde “seyyid” unvanı, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin vasıtasıyla Hz. Muhammed’in (s.a.v.) soyundan gelen kimseler için kullanılmaktadır.

Ancak akademik tarihçilik açısından bir ailenin seyyidliğinin tarihî olarak ispatı;

  • şecereler,
  • vakfiyeler,
  • Nakîbü’l-Eşrâf kayıtları,
  • kadı sicilleri,
  • icâzetnâmeler,
  • Osmanlı arşiv belgeleri

gibi yazılı delillerle desteklenmesini gerektirir.

Söz konusu belgeler, Şeyhanlılar Sin ve Seydoş) için, özellikle Mala Bûbê koluna ait olmak üzere, Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaşmış ve tasdiklenmiştir.

Şeyhanlılar arasında nesilden nesile aktarılan rivayetlere göre Şeyh Sîn, XIII. yüzyılın sonları ile XIV. yüzyılın başlarında yaşamış bir mutasavvıf ve din âlimidir. Sözlü geleneğe göre ailesi Bağdat havzasından ayrılarak önce Kuzey Mezopotamya’ya, ardından Mardin’in Derik çevresine yerleşmiştir.

Aşiret hafızasında Şeyh Sîn’in;

  • ilmî kişiliği,
  • tasavvufî irşadı,
  • halk arasında hakemlik yapması,
  • çevredeki aşiretler arasında saygınlık kazanması

ön plana çıkarılmaktadır.

Bugüne kadar ulaşan Osmanlı öncesi yazılı kaynaklarda Şeyh Sîn’i açık biçimde tanımlayan çağdaş bir belge tespit edilememiştir. Osmanlı dönemine ait yazılı belge ve şecere kayıtları mevcuttur.

Şeyh Seyyid Seydoş, Şeyh Seyyid Sîn’in kardeşidir.

Mahallî anlatımlarda iki kardeşin birlikte bölgeye geldikleri, farklı yerleşim alanlarında irşad faaliyetlerinde bulundukları ve zamanla çok sayıda aile ile aşiret kolunun onların etrafında teşekkül ettiği ifade edilmektedir.

Bu rivayetlerde Şeyh Sîn ve Şeyh Seyyid Seydoş;

  • din öğreticisi,
  • mürşid,
  • sulh sağlayıcı,
  • kanaat önderi

kimliğiyle tasvir edilmektedir.

OSMANLI DÖNEMİNDE ŞEYHANLI (ŞÊXAN) AŞİRETİ

Osmanlı Devleti, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan aşiretleri idarî, askerî ve mali bakımdan devlet teşkilatı içerisinde değerlendirmiştir. Bölgenin coğrafî şartları, göçebe ve yarı göçebe hayat tarzı ile aşiretlerin nüfuzu dikkate alınarak birçok aşiret mahallî idare içerisinde önemli görevler üstlenmiştir.

Osmanlı idaresi, aşiretleri doğrudan ortadan kaldırmak yerine onları devlet sistemine dâhil etmeyi tercih etmiş; vergi, güvenlik ve iskân politikalarını da bu yapı üzerinden yürütmüştür.

1514 yılında gerçekleşen Çaldıran Muharebesi’nin ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun büyük bölümü Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Bu süreçte bölgede yaşayan çok sayıda aşiret gibi Şeyhanlı Aşireti de Osmanlı idarî sistemi içerisinde yer almaya başlamıştır.

Şeyhanlılar, yaşadıkları coğrafyanın stratejik konumu sebebiyle zaman zaman devlet ile aşiretler arasında aracı görevler üstlenmiş; bulundukları bölgelerde sosyal düzenin korunmasına katkıda bulunmuşlardır.

Osmanlı döneminde Şeyhanlı Aşireti mensupları başta Mardin, Derik, Viranşehir, Siverek, Suruç, Elazığ, Diyarbakır ve çevresinde yaşamaktaydı.

Zaman içerisinde nüfusun artması, yeni yerleşim alanlarının oluşması ve aşiret kollarının çoğalmasıyla birlikte farklı bölgelere yayılmışlardır.

Bazı kollar yerleşik hayata geçerken, bazı topluluklar ise uzun yıllar yarı göçebe hayat tarzını devam ettirmiştir.

Şeyhanlı Aşireti içerisinde dinî hayat daima önemli bir yere sahip olmuştur.

Aşiret içerisinde yetişen şeyhler, seyyidler, imamlar ve medrese âlimleri yalnızca dinî görevleri yerine getirmemiş, aynı zamanda toplumun sosyal meselelerinde de söz sahibi olmuşlardır.

İhtilafların çözümünde kanaat önderleri ile din adamlarının birlikte hareket etmeleri, aşiret yapısının temel özelliklerinden biri olmuştur.

Osmanlı döneminde bölgede faaliyet gösteren medreseler, Şeyhanlı Aşireti mensuplarının ilmî gelişiminde önemli rol oynamıştır.

Aşiret içerisinden yetişen birçok kişi medrese tahsili görmüş; fıkıh, hadis, tefsir, Arap dili ve tasavvuf alanlarında eğitim almıştır.

Bu durum, Şeyhanlı Aşiretinin yalnızca askerî veya aşiret kimliğiyle değil, ilmî ve dinî yönüyle de tanınmasına katkı sağlamıştır.

Osmanlı Devleti’nde seyyid ailelerin nesep kayıtları büyük önem taşımaktaydı.

Nakîbü’l-Eşrâflık kurumu tarafından düzenlenen kayıtlar, şecereler ve çeşitli resmî belgeler seyyid ailelerin hukukî statülerini belirleyen temel belgeler arasında yer almıştır.

Şeyhanlı Aşireti içerisinde özellikle Mala Bûbê koluna ait nesep belgeleri, şecereler ve diğer tarihî evraklar günümüze kadar ulaşmış olup, bu belgeler aşiretin tarihî hafızasının en önemli yazılı kaynakları arasında değerlendirilmektedir.

Osmanlı döneminde Şeyhanlı Aşireti nüfus bakımından büyümüş; zamanla çok sayıda ber, kol, mal ve aile topluluğuna ayrılmıştır.

Bu yapılanma sayesinde aşiret geniş bir coğrafyaya yayılmış, buna rağmen ortak kimliğini ve geleneksel bağlarını muhafaza etmeyi başarmıştır.

Akrabalık ilişkileri, dinî otorite ve karşılıklı dayanışma, aşiret teşkilatının temel unsurları olarak varlığını sürdürmüştür.

ŞEYHANLI (ŞÊXAN) AŞİRETİNİN TEŞKİLAT YAPISI

Şeyhanlı (Şêxan) Aşireti, geleneksel aşiret teşkilatının bütün temel özelliklerini bünyesinde barındırmaktadır. Aşiret yapısı, kan bağı, ortak soy bilinci, dinî otorite ve karşılıklı dayanışma esasları üzerine kurulmuştur. Bu teşkilatlanma biçimi, yüzyıllar boyunca aşiretin sosyal düzenini korumasına, kültürel kimliğini muhafaza etmesine ve farklı coğrafyalara yayılmış olmasına rağmen birlik duygusunu devam ettirmesine katkı sağlamıştır.

Şeyhanlı Aşiretinde teşkilatlanma sistemi genel olarak ber (ana kabile), kol, mal (aile ocağı) ve hane şeklinde sıralanmaktadır. Her bir yapı, kendisinden önce gelen teşkilatın bir parçasını oluşturmakta ve bütün aşiret ortak bir kimlik altında birleşmektedir.

Şeyhanlı Aşiretinde en büyük sosyal teşkilatlanma birimi ber olarak adlandırılmaktadır. Ber, ortak bir atadan geldiğine inanılan ve kendi içerisinde birçok aile ocağını barındıran ana kabileyi ifade eder.

Geleneksel anlatımlara göre Şeyhanlı Aşireti, çok sayıda ana kabileden meydana gelmektedir. Bu ana kabilelerin her biri zaman içerisinde kendi içlerinde yeni kollara ayrılmış, nüfusun artmasıyla birlikte farklı yerleşim alanlarına yayılmıştır.

Her ber, kendi içerisinde dayanışma esasına dayalı bir sosyal düzen oluşturmuş; düğün, taziye, anlaşmazlıkların çözümü ve ortak meselelerde birlikte hareket etmiştir.

Berlerin altında yer alan ikinci teşkilatlanma birimi koldur.

Kollar, aynı ana kabileye bağlı olmakla birlikte zaman içerisinde farklı yerleşim bölgelerine dağılan ve kendi aile topluluklarını oluşturan gruplardır.

Her kolun kendine ait yaşlıları, kanaat önderleri ve aile büyükleri bulunmaktadır. Önemli kararlar bu kişiler arasında yapılan istişarelerle alınmaktadır.

Şeyhanlı Aşiretinde sosyal hayatın temelini mal oluşturmaktadır.

“Mal” kavramı yalnızca aynı evde yaşayan aileyi değil, ortak bir dededen gelen geniş aile topluluğunu ifade etmektedir.

Her mal kendi içerisinde;

  • aile büyüklerini,
  • akrabalık bağlarını,
  • tarihî hafızasını,
  • şeceresini,
  • örf ve geleneklerini

koruyarak günümüze kadar ulaştırmıştır.

Aşiret kültüründe kişiler çoğu zaman kendi isimlerinden önce mensup oldukları mal ile tanınmaktadır.

Aşiret teşkilatının en küçük sosyal birimi hanedir.

Hane; anne, baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aileyi ifade etmekle birlikte, geleneksel yapıda çoğu zaman aynı avlu veya aynı yerleşim alanında yaşayan geniş aile fertlerini de kapsamaktadır.

Toplumsal dayanışmanın ilk halkası hane içerisinde başlamaktadır.

Şeyhanlı Aşiretinde kanaat önderleri tarih boyunca önemli görevler üstlenmiştir.

Bu kişiler;

  • aileler arasındaki anlaşmazlıkların çözümü,
  • barışın sağlanması,
  • örf ve geleneklerin korunması,
  • misafirlerin ağırlanması,
  • aşiretin ortak meselelerinin görüşülmesi

gibi konularda toplumun öncülüğünü yapmışlardır.

Kanaat önderliği yalnızca ekonomik güçle değil; yaş, ilim, ahlak, tecrübe ve toplum içerisindeki saygınlıkla da yakından ilişkilidir.

Şeyhanlı Aşiretinin ayırt edici özelliklerinden biri de dinî önderlik geleneğidir.

Aşiret içerisinde yetişen şeyhler, seyyidler, imamlar, müderrisler ve hafızlar yalnızca dinî hizmetlerde bulunmamış; aynı zamanda toplumun eğitimine, birlik ve beraberliğinin korunmasına da katkı sağlamışlardır.

Özellikle seyyid aileler, tarih boyunca dinî ilimlerin muhafazasında ve nesilden nesile aktarılmasında önemli roller üstlenmiştir.

Şeyhanlı Aşiretinde yardımlaşma ve dayanışma, toplumsal hayatın temel unsurlarından biridir.

Düğünlerde, taziyelerde, hastalık hâllerinde ve ekonomik sıkıntılarda aileler birbirlerine destek olmakta; bu gelenek kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır.

Bu dayanışma anlayışı, aşiretin uzun yıllar boyunca sosyal bütünlüğünü korumasında önemli rol oynamıştır.

ŞEYHANLI (ŞÊXAN) AŞİRETİNİN ANA KABİLELERİ KOL(BER) VE ALT DALLAR

Şeyhanlı (Şêxan) Aşiretinin en belirgin özelliklerinden biri, yüzyıllar içerisinde genişleyerek çok sayıda ana kabile (ber), kol ve aile ocağından meydana gelen güçlü bir sosyal teşkilat yapısı oluşturmuş olmasıdır. Bu yapı, yalnızca akrabalık bağlarını değil; aynı zamanda dayanışmayı, ortak kültürü ve aşiret kimliğini de muhafaza eden temel unsurlardan biridir.

Aşiret teşkilatında en büyük birim ber olarak adlandırılmaktadır. Her ber, zaman içerisinde farklı kollara ayrılmış; bu kollar ise çok sayıda mal (aile ocağı) ve haneden oluşmuştur.

Bugün Şeyhanlı Aşiretinin mensupları Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılmış olsalar da, birçok aile mensup olduğu ber ve mal adını yaşatmaya devam etmektedir.

“Ber”, Şeyhanlı Aşiretinde ortak bir atadan gelen büyük aile topluluğunu ifade etmektedir.

Her ber;

  • ortak bir soy hafızasına,
  • ortak bir tarihî geçmişe,
  • kendine özgü aile geleneklerine,
  • sosyal dayanışma düzenine

sahiptir.

Berler, aşiret içerisinde birbirlerinden bağımsız olmayıp ortak Şeyhanlı kimliği altında birleşmektedir.

Sözlü gelenek ve günümüze ulaşan aile hafızasına göre Şeyhanlı Aşireti aşağıdaki ana berlerden meydana gelmektedir:

  1. Ber’a Kosa
  2. Kota (Kotan)
  3. Kubata
  4. Lelya
  5. Bılkasma
  6. Nikisa
  7. Hırdoya
  8. Şex Bubo (Mala Bubê)
  9. Sora
  10. Etara
  11. Huriko
  12. Mıradya
  13. Dehvara
  14. Hüloya
  15. Malamemê
  16. Mala Hechesen
  17. Reşya
  18. Elemanka
  19. Ala

Bu kolların her biri zaman içerisinde kendi içerisinde yeni dallara ayrılmış ve farklı yerleşim bölgelerinde yaşamlarını sürdürmüştür.

Şeyhanlı Aşiretinde kollar arasında güçlü bir dayanışma anlayışı bulunmaktadır.

Düğünler, taziyeler, dinî merasimler ve toplumsal meselelerde farklı kollara mensup aileler ortak hareket etmektedir.

Kollar arasındaki anlaşmazlıklar ise çoğunlukla kanaat önderleri ve aile büyükleri tarafından çözüme kavuşturulmaktadır.

Tarih boyunca nüfusun artmasıyla birlikte berler farklı köy ve bölgelere yerleşmiştir.

Bununla birlikte aynı bere, kola, dala mensup ailelerin farklı illerde yaşamalarına rağmen akrabalık bağlarını korudukları görülmektedir.

Özellikle;

  • Şanlıurfa
  • Mardin
  • Diyarbakır
  • Batman
  • Elazığ
  • Gaziantep
  • Adıyaman

Şeyhanlı Aşiretinin yoğun olarak yaşadığı bölgeler arasında yer almaktadır.

Berler arasında bazı örf ve gelenek farklılıkları bulunsa da;

  • ortak soy bilinci,
  • aşiret hafızası,
  • dinî değerler,
  • akrabalık bağları,
  • karşılıklı yardımlaşma

Şeyhanlı kimliğinin temelini oluşturmaktadır.

Bu ortak kimlik sayesinde aşiret mensupları farklı şehirlerde yaşamalarına rağmen birbirleriyle sosyal bağlarını sürdürmektedir.